Benim minik kuşumun hızına yetişmek mümkün değil artık. Asya'nın peşinde koşturmaktan blog aklıma bile gelmedi desem yalan değil :) Asya artık bi çok şey yapıyor ve daha önemlisi ben artık hiç birine şaşırmıyorum :) Evde bir uzaylı ile yaşıyorum ve normal karşılıyorum bu durumu.
Her gün yeni bişey yapabiliyor.
Sekizinci ayımızda bir sabah yataktan kalktı ve korkuluklara tutundu o gün çok şaşırmıştım. Ama şimdi düz duvara tırmanıyor şaşırmıyorum. Tutunacak yer bulamasa bile ayağa kalkmaya çalışıyor. Bu işte ustalaştı ayağa kalkmak artık bizim için çocuk oyuncağı. Uzun bir süre iki eli ile sağlam sağlam tutunuyordu. Sonra tek el bırakma denemelerine başladı, sonra elleri bıraktı göbeği dayadı :) Şimdilerde tutunup kalkıyor iki eli de bırakıp bir kaç saniye ayakta duruyor. Yani Asya day day duruyor.Bu ayın sonuna doğru tutunduğu yerden ilerlemeye de başladı. Yani sıralama işi de tamamdır :)
Emekleme işinde ise herhalde son hıza ulaştı. Bizim arkamızdan koşuyor. Kaç yakalıycam seni dediğimizde büyük bir hızla ilerliyor elimizden kaçıyor. Yakalanınca da gülüyor.
Asya bulaşık makinesinin kapağına çıkabiliyor artık :) Bana göre merdiven olsa basamakları çıkabileceği anlamına geliyor bu durum. Alçak orta sehpamıza da tırmanabiliyor artık. Sıra geldi koltuklara çıkmaya onun içinde çalışıyor göbeği dayıyor bacağı kaldırıyor ama henüz boyu yetmiyor. Ama yakındır hissediyorum :)
Konuşma denemelerimiz de başladı. Baba demiyor ama Doğan'ı görünce "bap" diyor :) Anne deme olayına hiç girmiycem Asya çok erken anne dedi. Ve sadece bana diyor ama ben hala bunu bilinçili yapıp yapmadığını anlamaya çalışıyorum. Özellikle gece uyanmalarında anni diye bağırıyor. Gündüz pek de umrunda değil bu durum. "Gel" diyor bir de güzel aslında gel deil de "gegh" gibi bişiy çıkıyor ağzından eliyle de gel gel hareketi yapıyor. Önceleri sadece babasına yapıyordu "gel babası geel, geeel" deyip durduğumuz için, şimdilerde kii yanına istiyorsa hemen çağırıyor "gegh" diye. "Gagk" diyor bizim kız "kalk" dediğini düşünüyoruz hem de yerinde kullanıyor. Bir defaya mahsus "atti" dedi. Ananesinin kucağında otururken çay tabağını attı yere sonra eğilip tabağa "atti" dedi. Ama bir daha dediğini duyan olmadı :)) Şimdilik bunlar geliyor aklıma, aslında gün içinde her şeyi çook güzel anlatıyor sanki daha çok şey söylüyor diye düşünüyordum ama yazarken bu kadarcık mı diye düşündüm :) Bir de "büf büf" diyor Asya su istediğinde bu şekilde istiyor ama bunu söyleyeli herhalde iki ay oldu. Yedinci ay gelişimine yazılmalıydı :)
Gelelim el kol koordinasyonuna. Uzun zamandır el sallıyoruz. Alkış yapıyoruz. Gel gel yapıyoruz. Tel sarıyoruz. Hatta şimdilerde duyduğumuz her müziğe tel sarar hareketi yaptığımız için göbek atma modunda dolaşıyoruz :) İşaret parmağı hep ileriyi gösteriyor. "Hedefiniz Akdenizdir ileri "modunda minnoş. Baş parmağı ve işaret parmağı ile tüm minik kırıntıları topluyor evin içinde. İtina ile kitap okuyor Asya, tüm resimleri tek tek işaret parmağı ile gösteriyor. Kızdığı zaman da işaret parmağını ileriye en ileriye itiyor bu hareketi yapan kimse de görmedi nerden uydurdu bilmiyorum. Aynı hareketi birşey istediğinde de yapıyor. Suçları sayıyor bir bir :) İşaret parmağı bayağı aktif yani.
Ek gıdada son durumumuz pek iç açıcı değil. Aslında her şeyi yiyor Asya. Daha doğru tabir her şeyin tadına bakıyor Asya :)) Ama ana öğün hala anne sütü. Diğer yiyecekler hep tadımlık. Dolu bir kase çorba içmişliği yok bir öğünde. İki üç kaşık alıyor ve bırakıyor. Kesinlikle zorlamıyorum. Dokuz ayı da bitirdiğimize göre artık daha düzenli öğünlere geçiş yapmaya çalışcam. Sabah kahvaltılarında tek tek veriyorum yiyecekleri. Yine istediği kadar yiyor yemediği kalıyor. Her sabah yumurta sarısı versem de tam bir yumurta sarısını henüz bitirmedi. Et ve balık seviyor Asya. Muhtemel o ki babası gibi kebapçı olacak :)
Bu ay da bol bol gezdi Asya. Nerdeyse her gün sokağa çıktı. İlk kurban bayramını geçirdi. İlk kez benim kucağımda bir bebek gördü ve ortalığı yıktı. Kuzenimin bebişi oldu, ilk gün hastaneye gittik Asya da yanımızda tabi. Ben bebişi kucağıma aldım. Asya babasının kucağından bana doğru çığlık çığlığa atıldı. Hepimiz çok şaşırdık bu duruma. Asya'ya kardeş istiyoruz biz, araları yakın olsun birlikte büyüsünler kıskançlık bilmezler tezimiz vardı. Asya bizzat çürüttü attı. Şimdi kara kara düşünüyoruz bu küçük cadı ile nasıl başa çıkacağımızı.
Asya üç çeyrek bitirdi. Girdik son çeyreğe doğum günümüze kaldı iki buçuk ay :))
Bu arada hala diş yok, saç yok :)
Kurtuluş parkında çimlerin üzerinde emeklemeye çalışırken :)
Biz battaniye üzerinde kalmasını sağlamaya çalışıyorduk da :)
Minnoş her türlü mama sandalyesini deneyimledi :)
Bu sandalye benim en çok sevdiklerimden, mekan cookshop
Bu seferlik foto az oldu, yükleme işi uzun sürdü sıkıldım.