6 aylık bebek gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 aylık bebek gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2012 Perşembe

Maria Montessori

Türkiye saati ile gece yarısını geçmiş bulunuyoruz. Yani 31 Ağustosa girdik ve google amca barner değişikliği yaptı. Baktım oyuncaklar pek bi tanıdık mause ile geldim üzerlerine meğer Maria Teyzenin 142. doğum günüymüş :) Tıkladım üzerine ve bir dünya bilgi buldum karşımda. Allah'ım bu bir işaret olmalı diyerek gülümsedim. Ben minnoşu bu teyzenin dedikleri ile büyütmeliyim galiba :) Bırakınız yapsınlar, bırakınız gitsinler mottosu tam bana göre.

Montessori eğitimi adına bizim evde ilk yaptığım şey hazine sandığı ya da hazine kesesi denilen etkinlikti. Bloglardan araştırıyorum Montessorici anneleri, onlardan birinde rastlamıştım bu etkinliği çok hoşuma gitti. Hemen uyguladım benim minnoşa ve Asya  bayıldı.

Bizim sepete bir sürü ilgi çekici nesne koyduk. Daha doğrusu mutfağa gittik Asya neye elini attıysa, attık onu sepete :) Sonra geldik oturduk halının üstüne tek tek inceledik elledik, ağzımıza götürdük attık tuttuk. En az bir saat oynadık ilk seferinde. Sonraki seferlerde farklı materyaller ile ilgisini arttırdım ama tanıdıkları olunca bakmamaya başladı minnoş yenilik istiyor yani :)

 Sepetimizin içinde neler var neler. Yumuşak oyuncak top, fırın eldiveni, hipp rezene çayı kutusu, bir rulo alimünyum folyo, fotoğraf makinesi kılıfı, şeffaf kutusu içinde kağıt kek kalıpları, keçe çanta, cam kavanoz, ahşap diş kutusu, ıslak havlu paketi.

Minik eller iş başında :)

 Materyalleri seçerken hepsinin farklı dokuda olmasına dikkat ettim. Cam, ahşap, mukavva, kağıt, karton, pelüş, folyo elini dokunduğunda hepsi farklı bir his verdi minnoşa.
Zaten görsel anlamda oldukça iyi durdu sepetimiz. Tadlarına gelince bilemiycem hepsini ağzına götürdü tadına baktı Asya kız tadlarını ona sormalı :)

Elindeki kelebek figürlü ahşap kutuya bayıldı Asya :)

İncelediklerini sepetten dışarıya atıyor bizimkisi.    Evet sıradaki gelsin :)
Ve sonunda tüm sepet ortaya dökülür. İncelemeye devam.

Bu alüminyum folyoya bayıldı Asya Kız bayağı açtıktan sonra kopartıp top yaptık folyodan, sonrada top haliyle oynadı.

 Oturmaya alışkın olmayan Asya yüzüstü keşfe devam eder.  Minik Kaşif= Minik Asya

25 Ağustos 2012 Cumartesi

6. Ayımı Doldurdum

Ömürden 6 koca ay tüketti benim minnoşum yedinci ayına başladı hatta üzerinden neredeyse iki haftası da geçti. Neler neler yaptık 6. ayımızda unutmayalım not alalım

Öncelikle ilk hastalığımızı atlattık idrar yolu enfeksiyonu geçirdi Asya, ateşi 38 üzerine çıktı sonra öksürme, tıksırma halleri oluştu. Sümüklü böcek olarak bi süre dolandı burnu aktıkça aktı sonra bol bol burnu tıkandı serum fizyolojik sever oldu. Şükür bunlar geldi geçti.

Böbreğinde taş çıktı 1mm ye 1,8 mm hemde bir minnoş için yeterince büyük bir taşı var kuzumun. Üstüne üstlük kum döküyormuş yavru kuzu. Bu işler ise neticelenmedi. Çeşitli tetkikler vs. Umarım bunlar da geçer gider.

Hastalık haberlerinden sonra gelelim gelişmelerimize ek gıda denemelerine başladık ama pek iyi sonuç verdi denemez henüz bir öğün oluşturamadık. Ama şükür benim minnoşu doyuracak kadar sütüm var bu nedenle pek de önemsemiyoruz ek gıdayı. Alıştırmalara devam durumundayız önümüzdeki ayı tadım yaparak geçirmeyi planlıyorum süt olduğu sürece. Ama rutin olarak günde bir kaşık pekmez ve bir kaç kaşık yoğurt vermeye çalıştım. Bunun dışındakiler kadere kısmet tadımlıklar :) Bu arada elleri ile yemek yeme denemelerinde bulundu Asya kız pek tatlı pek de pasaklı oldu :) Kaşık bile tuttu hep sol elini kullandı bu iş için acaba solak mı olacak. Her zaman hareket halinde olan ayağı da sol ayağı.

Bu ayın en güzel yanı minnoşun beni ve Doğanı tanıması. Anne ve babasının olduğunu tabi ki daha önceden biliyordu hem de beni doğduğundan beri ayırt ediyordu. En azından sütün kokusundan biliyordu. Ama bu ay öyle değil bizim kucağımızdan başka bi yerde olmak istemiyordu. Bu durum süper ama ben iki üç gün yapışık modda gezince e be kuzum bunu tadında bıraksak mesela yemek yapmak lazım akşama ya da evi de toplamak lazım ne dersin dedikçe yapıştı yavru kuzu :) Bu da bir dönem demek ki yavrunun bana ihtiyacı had safhada diyerek ben de yapıştım minnoşa :) Sarmaş dolaş geçirdik bu ayı:)

Benim minik kuzum seçim yapmayı öğrendi bu ay. İlk olarak yemek seçti tadım yaptı. Ağzını açtı ne verdiysem tadına baktı begendiyse dtekrar açtı ağzını beğenmedi ise kapattı. Onun bu istek belirtme durumuna bayıldım saygı duydum ne isterse verdim istemediğine ise zorlamadım. Aferin kuzuma.

Sonra kimin kucağında olmak istediğini seçti yavru kuş. Başkasının kucağında iken "gel annecim" dediğimde kollarını uzatıp bana gelmeyi seçti. Ya da benim kucağımda iken biri gel dediğinde kafasını çevirerek benim kucağımda kalmayı seçti. Burdan anlaşılacağı üzere gelmek gitmek komutları çoktan algılanıyor bizim evde :) Yabancıların yabancı olduğunu anladı Asya bu nedenle tanımadığı birinin kucağında olmayı pek istemiyor. Ama pek sosyal minnoş bizim yanımızda iken herkese gülücük saçmayı ihmal etmiyor.

En çok da yerde olmayı seçti minnoş. Yerde bir oyuncak mı var ya da kumanda mı gördü anında yere inmek isteğini belirterek hatta çoğu zaman anneyi iterek kendini aşağıya salarak yerde olmayı seçti kuzum. Bol bol sürünme çalışmaları yaptı göbek üzeri, geri, geri derken 6. ay içinde emekledi denemez. Ama ben bu yazıyı biraz geciktirdiğim için yedinci ayımızı doldurduk yazısında artık emekliyoruz yazacağımı biliyorum :)

Oturma işine gelince desteksiz hala oturamıyor minnoş. Aslında desteksiz oturmasını biz desteklemiyoruz :) O bunu ufak ufak denese de daha vakti var biraz daha gelişsin kasları ne de olsa oturup duracak bir ömür boyu, yatmanın keyfini çıkarsın kuzucuk.

 Dişlerden hala ses seda yok. Son hızla salya akıtıyoruz ellerimiz ağzından çıkmıyor kaşımaya devam ama diş yok. Bu dönem zaten oral dönem sadece ellerini değil bulduğu her şey ağzına götürüyor Asya. Dünyayı ağzı ile algılamaya, tanımaya çalışıyor.

Bu ay muzurluk peşinde koştu durdu minnoş kumandaya ulaşmak için planlar bile yaptı minik kuzu. Koltuk minderlerinin arkasına sakladığımız telefonlara ya da kumandalara itina ile ulaştı. Aferin kuzuya plan yapma yeteneği de gelişti minnoşun.

Dada dede gibi seslerin bu aylarda çıkarılabileceği yazılıyor bu ayın gelişim özelliklerinde ama  benim minnoşum bu sesleri çıkarmıyor. Ama avazı çıktığı kadar bağırıyor bağırarak ne demek istediğini de anlatıyor.

Keşfetmeye devam.

 Bu minik kuş hep gülsün böyle Maşallah kuzuya
 
 
 

Üzerindeki kundak şahsen bana ait yani annem bana kullanmış ben kızıma kullanıyorum benden de torunuma geçer inşallah :)

 


 Asya'nın yumuk elleri. Bu ay en çok parke üzerinde çap çapa çap yapmayı sevdik sanırım :)
Ben Asya'yı banyo yaptırırken hep göbüşüne, poposuna vurup ritim tutarak çap çapa çap diyordum bi baktım Asya her yere vurmaya başladı bu ay hem de ritimle :) Gizli öğrenme diye ben buna derim :)
 
 
 


Bu ayın tamamı bu oturma odasının halısı üzerinde geçti desem yalan olmaz. Her ne kadar üzerine yorgan sermiş olsam da Asya yorgan sınırlarını yuvarlanarak ilerlemek sureti ile aştı :)




 
Ve Asya kız gezmelerde malum Ramazana denk geldi bizim 6. ayımız. Biz de bol bol iftar davetlerine gittik hem eve hem de çeşitli mekanlara. Minnoş için büyük keşif oldu her yeni mekanı uzun uzun inceledi minik kaşif.

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Ek Gıdaya Yumuşak Geçiş

Ek gıdaya geçiş için önerilen 4-6 ay aralığını bitirmeye kaldı iki gün. Ama ben ek gıdaya neredeyse geçmek istemiyorum. Nasıl olsa ömrü boyunca yiyecek hormonlu bir sürü ıvır zıvırı şu an anne sütü alabiliyorken emsin emebildiği kadar modundayım. Ama beş buçuk ayımızı da doldurduktan sonra doktorumuz çay kaşığı ile denmelere başla demişti biz de başladık. Neler neler yaptık Minnoşla

1. Gün: Probiyotik yoğurt ile kendim yoğurt mayalamıştım. Bunu internetten bir yerden okudum. Sonra iki kaşık verdim bizim minik kuşa afiyetle yedi. İlk ağzına alınca ağzı yüzü buruştu ama yemekten de geri kalmadı.

2. Gün: Dün mayalamış olduğum yoğurt sümüksü bir hal aldı. Sanki süner gibi oldu ben de korktum açıkçası vermedim yoğurdu. Nektarin rendeledim cam rende ile iki mama kaşığı nektarin yedi. Akşam iftarda biraz hurma emdi :)

3. Gün: Bugün doktor kontrolümüz vardı. Ve kendi kendime verdim iki günlük ek gıdada saçmalamış olduğumu anladım :) Doktor probiyotik yoğurt ile yoğurt mayalaman biraz zorlama olmuş dedi. Yoğurdun kendisi zaten probiyotik sen doğal yoğurt mayala dedi. Keçi sütü ile mayalasam mı dedim hayır gerek yokmuş inek sütü idealmiş benim doktoruma göre. Ayrıca nektarin yerine şeftali vermemi söyledi. İki de iki ıskaladım ani :) Bugün tüm gün hastanedeydik. Meşhur idrar tahlili günü hiç bir şey vermedim sadece anne sütü.

4. Gün: Evde AOÇ günlük süt ile yoğurt mayaladım. Sabah 10 ggibi iki mama kaşığı öğleden sonra 4 gibi iki mama kaşığı daha yedik. İftarda karpuz emdi :) Bir dilim karpuzu alıyorum elime o da tutup azına götürüyor bu şekilde suyunu emiyor. Bu işi çok seviyor.

5. Gün: Sabah iki kaşık yoğurt. Öğleden sonra iki kaşık yoğurt. Karpuz. Mercimek tanesi kadar ekmek parçası salata suyuna bandırarak verdim ağzına yuttu.

6. Gün: Sabah iki kaşık yoğurt. Öğleden sonra şeftali rendesi bir kaşık. Minnoş şeftaliyi sevmedi.

7. Gün: Sabah üç dört kaşık yoğurt. Öğleden sonrası için dün şeftali yemeyen kızıma kabak yaptım. Kabağı rendeledim suda haşladım. Azcık çatalla ezeledim pütürlü pütürlü yedi. İki mama kaşığının ucu ile yedi. Akşama kustu hepsini ve ateşlendi. Hastalanmasaydı kusmazdı diye düşündüm ben. Meyveye göre daha çok sevmişti tadını kabağın.

8. Gün: Hastaydık ya mız mız hiç bir şey vermedim belki dokunur diye. Sadece anne sütü, ama ateşi düşsün diye tüm gün emzirdim :)

9. Gün: Pazar günüydü, bugün babişko sabah kahvaltıya ekmek vs almaya gidince kızıma Koska Organik Üzüm Pekmezi almış. Kahvaltıda bir çay kaşığı pekmez içti minik kuş. Beğenmedi denemez çok sevdi de denemez. Arkasından sarı erik rendeledim yine cam rende ile iki mama kaşığı ucu ile yedi. Öğleden sonra yine yoğurt. Gezmeye gitmiştik Hipp in organik havuç püresini aldık bir kaç kaşık da ondan yedi. Bayağı sevdi.

10. Gün: Bir kaşık pekmez. Bi kaç kaşık Havuç Püresi. Öğleden sonra yoğurt. Takip eden üç gün boyunca kakası havuç püresi gibiydi :)

11. Gün:Bir kaşık pekmez, yoğurt. Arka arkaya vermiyorum yoğurtla pekmezi klasik birbirini keser anlayışı yüzünden. Kalkar kalmaz veriyorum pekmezi. Vakit ilerleyince ya da bir tur uyuyup uyandıktan sonra yoğurdu veriyorum. Öğleden sonra şeftali püresi ve yine sevmedi bir kaşık ucuyla ancak aldı. Zorlamadım.

!2. Gün: Bir kaşık pekmez, yoğurt.  Öğleden sonra evde pişmiş zeytinyağlı yeşil fasulyeden bir dal aldım çatalla ezdim bir çay kaşığı kadar yedi. Benim minnoş sebzeci olacak anlaşıldı :) Akşam yemeğinde pişmiş etten mercimek tanesi kadar verdim onu da yedi.

13. Gün: Bir kaşık pekmez, yoğurt. Mercimek tanesi kadar yumurta sarısı. Öğleden sonra  yoğurt. Kırmızı erik rendesi verdim yemedi.

14. Gün: Bir kaşık pekmez, yoğurt. Öğleden sonra yoğurt ve elma rendesi. Elma rendesinden bi kaşık kadar yedi. Akşam semizotu yemeği yapmıştım. Bir iki parça verdim. Ertesi sabah kakasında aynen çıktı. Hiç öğütemiyor sanırım bilemedim.

15. Gün: Bugün 15. Gün henüz hiçbir şey yemedi. Emzirdim, antibiyotik almaya devam. Zaten çok çeşitli bir şeyler de vermedim görüldüğü üzere. Doktorumuzla randevumuz var bir hafta kadar sonra neler ekleyebilirim menüye konuşucam. Çeşitlendiricem minnoşun yediklerini. Hadi bakalım hayırlısı.

Denediği her yeni tad için yüzünde bu ifade oluşuyor :)

Hem beğenmem hem de yerim pozu. Kendi kendine yeme çalışmaları.

Havuç püresinin iki kaşığı ağzında iki kaşığı suratında :)

İlk yoğurt denememiz. Temkinli gördüm minik kuşu :)

Kabak yemek iyiydi :) Yeşil yeşil.