ek gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ek gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Ek Gıdaya Yumuşak Geçiş

Ek gıdaya geçiş için önerilen 4-6 ay aralığını bitirmeye kaldı iki gün. Ama ben ek gıdaya neredeyse geçmek istemiyorum. Nasıl olsa ömrü boyunca yiyecek hormonlu bir sürü ıvır zıvırı şu an anne sütü alabiliyorken emsin emebildiği kadar modundayım. Ama beş buçuk ayımızı da doldurduktan sonra doktorumuz çay kaşığı ile denmelere başla demişti biz de başladık. Neler neler yaptık Minnoşla

1. Gün: Probiyotik yoğurt ile kendim yoğurt mayalamıştım. Bunu internetten bir yerden okudum. Sonra iki kaşık verdim bizim minik kuşa afiyetle yedi. İlk ağzına alınca ağzı yüzü buruştu ama yemekten de geri kalmadı.

2. Gün: Dün mayalamış olduğum yoğurt sümüksü bir hal aldı. Sanki süner gibi oldu ben de korktum açıkçası vermedim yoğurdu. Nektarin rendeledim cam rende ile iki mama kaşığı nektarin yedi. Akşam iftarda biraz hurma emdi :)

3. Gün: Bugün doktor kontrolümüz vardı. Ve kendi kendime verdim iki günlük ek gıdada saçmalamış olduğumu anladım :) Doktor probiyotik yoğurt ile yoğurt mayalaman biraz zorlama olmuş dedi. Yoğurdun kendisi zaten probiyotik sen doğal yoğurt mayala dedi. Keçi sütü ile mayalasam mı dedim hayır gerek yokmuş inek sütü idealmiş benim doktoruma göre. Ayrıca nektarin yerine şeftali vermemi söyledi. İki de iki ıskaladım ani :) Bugün tüm gün hastanedeydik. Meşhur idrar tahlili günü hiç bir şey vermedim sadece anne sütü.

4. Gün: Evde AOÇ günlük süt ile yoğurt mayaladım. Sabah 10 ggibi iki mama kaşığı öğleden sonra 4 gibi iki mama kaşığı daha yedik. İftarda karpuz emdi :) Bir dilim karpuzu alıyorum elime o da tutup azına götürüyor bu şekilde suyunu emiyor. Bu işi çok seviyor.

5. Gün: Sabah iki kaşık yoğurt. Öğleden sonra iki kaşık yoğurt. Karpuz. Mercimek tanesi kadar ekmek parçası salata suyuna bandırarak verdim ağzına yuttu.

6. Gün: Sabah iki kaşık yoğurt. Öğleden sonra şeftali rendesi bir kaşık. Minnoş şeftaliyi sevmedi.

7. Gün: Sabah üç dört kaşık yoğurt. Öğleden sonrası için dün şeftali yemeyen kızıma kabak yaptım. Kabağı rendeledim suda haşladım. Azcık çatalla ezeledim pütürlü pütürlü yedi. İki mama kaşığının ucu ile yedi. Akşama kustu hepsini ve ateşlendi. Hastalanmasaydı kusmazdı diye düşündüm ben. Meyveye göre daha çok sevmişti tadını kabağın.

8. Gün: Hastaydık ya mız mız hiç bir şey vermedim belki dokunur diye. Sadece anne sütü, ama ateşi düşsün diye tüm gün emzirdim :)

9. Gün: Pazar günüydü, bugün babişko sabah kahvaltıya ekmek vs almaya gidince kızıma Koska Organik Üzüm Pekmezi almış. Kahvaltıda bir çay kaşığı pekmez içti minik kuş. Beğenmedi denemez çok sevdi de denemez. Arkasından sarı erik rendeledim yine cam rende ile iki mama kaşığı ucu ile yedi. Öğleden sonra yine yoğurt. Gezmeye gitmiştik Hipp in organik havuç püresini aldık bir kaç kaşık da ondan yedi. Bayağı sevdi.

10. Gün: Bir kaşık pekmez. Bi kaç kaşık Havuç Püresi. Öğleden sonra yoğurt. Takip eden üç gün boyunca kakası havuç püresi gibiydi :)

11. Gün:Bir kaşık pekmez, yoğurt. Arka arkaya vermiyorum yoğurtla pekmezi klasik birbirini keser anlayışı yüzünden. Kalkar kalmaz veriyorum pekmezi. Vakit ilerleyince ya da bir tur uyuyup uyandıktan sonra yoğurdu veriyorum. Öğleden sonra şeftali püresi ve yine sevmedi bir kaşık ucuyla ancak aldı. Zorlamadım.

!2. Gün: Bir kaşık pekmez, yoğurt.  Öğleden sonra evde pişmiş zeytinyağlı yeşil fasulyeden bir dal aldım çatalla ezdim bir çay kaşığı kadar yedi. Benim minnoş sebzeci olacak anlaşıldı :) Akşam yemeğinde pişmiş etten mercimek tanesi kadar verdim onu da yedi.

13. Gün: Bir kaşık pekmez, yoğurt. Mercimek tanesi kadar yumurta sarısı. Öğleden sonra  yoğurt. Kırmızı erik rendesi verdim yemedi.

14. Gün: Bir kaşık pekmez, yoğurt. Öğleden sonra yoğurt ve elma rendesi. Elma rendesinden bi kaşık kadar yedi. Akşam semizotu yemeği yapmıştım. Bir iki parça verdim. Ertesi sabah kakasında aynen çıktı. Hiç öğütemiyor sanırım bilemedim.

15. Gün: Bugün 15. Gün henüz hiçbir şey yemedi. Emzirdim, antibiyotik almaya devam. Zaten çok çeşitli bir şeyler de vermedim görüldüğü üzere. Doktorumuzla randevumuz var bir hafta kadar sonra neler ekleyebilirim menüye konuşucam. Çeşitlendiricem minnoşun yediklerini. Hadi bakalım hayırlısı.

Denediği her yeni tad için yüzünde bu ifade oluşuyor :)

Hem beğenmem hem de yerim pozu. Kendi kendine yeme çalışmaları.

Havuç püresinin iki kaşığı ağzında iki kaşığı suratında :)

İlk yoğurt denememiz. Temkinli gördüm minik kuşu :)

Kabak yemek iyiydi :) Yeşil yeşil.

13 Temmuz 2012 Cuma

5. Ayımı Doldurdum

Benim Minik Asyam bugün beşinci ayını doldurdu. Bu ay neler neler yaptık. Bu ay bebeğime bir ses yazılımı yüklendi. Ama öyle böyle değil. Sesini duyurana kadar bağırıyor çığlık atıyor. Agu bugu falan değil bu dediğim resmen konuşuyor derdini anlatıyor sıkıldım diyor, uykum geldi diyor, oyun istiyorum diyor, beni kucağına al diyor. Ya o kendini çok iyi anlatıyor ya da ben minnoşu okumayı öğrendim :) Bu sesli hallerine bayılıyorum. Başka bir kucakta iken ben gel dediğimde gelmek için tepki veriyor hem sesli hem de görsel olarak bu süper bence :)  Aynaya bakmaya bayılıyor. Aynada kendini görünce çığlık çığlığa bağırıyor o kadar tatlı oluyor ki. Bu arada kahkaha atıyoruz gülümseme değil, kahkaha resmen. Ses çıkararak gülme işini ilk kez dördüncü ayımızın son haftasında ce e oynarken yapmıştı. Ama sadece bir kereydi sonra iki üç hafta bu şekilde sesli gülmemişti. Ama bu ayın sonunda artık bu sesli gülmelerimiz doğal bir hal aldı. Ve hala ce e oyunumuz favorimiz. Bebeğim tam bir mutlu bebek herkese gülücükler saçıyoruz. Çok tatlısın güzel kızım seni çok seviyorum.
Bir de oyunlara başladık. Mesela Tos Tos oynuyoruz. Buna da bayağı gülse de kendi kendine kafasını getirip toslatabildiğini söyleyemeyeceğim. Bir oyunumuz da tel sarmak. Tel sarar Asya tel sarar tel bulamazsa ne sarar bizim için süper bir melodi eğer tırnaklarımda bir de kırmızı oje varsa Asya için en güzel oyun. Ama Asya kız tel sarıyor mu derseniz henüz değil. Ellerinde bir kıpraşma oluyor hemen, melodiyi duyunca ama bu tel sarma işinde henüz Level1 :) bunun için daha çok çalışmamız lazım. Bu ay en çok uçmayı sevdik. Benim minnoşum pilot olacak herhalde :) Asyayı tutup ne kadar yukarı kaldırırsak o kadar mutlu oldu. Ellerini, bacaklarını açıp uçtu. Bu ayın favori oyunu yükseklerde takılmak.
Dönmeye başladığımızı anlatmıştım. Artık gerçekten dönüyor bilerek ve isteyerek tesadüf olmaktan çıktı bu dönme işi. Ama gece uykuya dalacağı sırada yüzüstü döndüğünde tekrar toparlayıp sırt üstüne gelemeyebiliyor. Buna biraz daha çalışması lazım :) Gündüz öğrendiklerini gece unutmamak için tekrarlarmış ya bebekler. Benim kızım gece çok çalışıyor çoook. Yatağın her santimetre karesine kafasını koymak için tüm gece uğraşıyor. Uyku düzenimiz de gayet iyi biyolojik saatimiz tıkır tıkır işliyor. Gece emzirmek için uyandırmıyorum uykusunu bölmüyorum ki uyusun da büyüsün. Zaten emme işini kendi kendine bire indirdi. Benim uyumama da izin verirmiş benim bocuk gözlü kızım. Sen benim birtanemsin. Asya kızın sabah uyandığında ilk iş duvarına yapıştırdığımız kelebeklerle konuşmak oluyor. Onun bağrış çığırış konuşmasına uyanıyoruz her sabah. Güne mutlu uyanmak diye ben buna derim.
 Gündüzleri oyun halısında oynamaya devam. Dönme işini de burda keşfetmiştik zaten. Artık istediği gibi her şeyi tutabiliyor. Bir elinden öbür eline geçirebiliyor. Bu özelliği beş aylık bebek gelişiminde okurdum çok saçma gelirdi ama şimdi benim Asyam yapınca çok süper bir hareket olduğunu anladım. Eline bir şey veriyorum mesela dişliği onu sağ elinde itina ile tutup inceliyor sonra dikkatle sol eline geçiriyor bir de orada inceliyor sonra iki eliyle tutup çok hızlı bir hareketle ağzına götürüyor. Bu arada dudaklar ördek gibi açılmış dişliğin gelmesini hazır olda bekliyor. Dişlik demişken bizim dişlerimiz neredeyse 3. aydan beri kaşınıyor ama henüz patlatabilmiş değiliz :) Neyse Asya ellerini kullanma işinde ustalık mertebesine ulaşmak üzere yatağına koyduğum minik ayıcıkla da oynayabiliyor. Hatta ayıcık uzakta kalmışsa uzanıp onu alıyor. Genellikle  ayıcığın sonu poposundan ısırılmak oluyor. Yatağa düşen emziğini de bulup alabiliyor ama ağzına götürürken hep ters tarafını götürüyor bunu bilinçli yaptığını düşünüyorum. Çünkü sert kısmıyla dişlerini kaşıyıp rahatlıyor.
Minnoşum ayaklarını keşfetmişti onları artık istediği gibi tutuyor hatta yiyor :) Ayağının terli tadından memnun kalmayıp bir de yüzünü buruşturuyor tam bir komik oluyor. Tat alabilmesi süper bir çok anne bu aylarda ufaktan ek gıdaya başlıyor bunun farkındayım ama biz ek gıda işine henüz başlamadık. Kilomuz doğum kilomuzun iki katına ulaştı bu nedenle ek gıdayı pek dert etmiyoruz. Tam gaz anne sütü :) 6. ayımızı doldurana kadar su bile vermeyin dedi doktorumuz. Bu kadar sert olmasak da henüz ek gıda almışlığımız yok arada bir su veriyorum babaanne ya da anane isterse onları kırmamak için. Bir kaç kere eline tutabileceği meyveler verip bir iki damla sularından emmesine izin verdim. Çok mutlu oldu yeni tatları merakla bekliyoruz.
Merakla beklediğimiz bir durumda dünyaya oturarak bakıyor olmak. Aslında oturmaya çok hevesliyiz. Ama doktorumuz "henüz oturtmayın hevesini de kırmayın, bazı durumlarda destekleyin" dediği için tam da böyle yapıyoruz ufak ufak oturtuyoruz. Ama gerçekten çok kısa süreler. Bu nedenle henüz bebeğim oturuyor diyemeyeceğim. Ayakları üzerinde durmak için de hevesleniyor ama bu durumu da fazla desteklemesek te ufacık zamanlar da izin verdiğimiz bir denge oluşturduk. Kucağımda ayağa kaldırıp hafif baskıyı hissettiğimde hemen uçuruyorum. Böylece hem oyun oynuyoruz hem de bacak kaslarımız gelişiyor. En çok gelişen ise yüz kaslarımız çünkü bu uçma işine bayağı gülüyoruz. Hem gül benim güzel kızım hayatta hiçbir şey ağlatmasın seni. Seni çok seviyorum.
Bir de son olarak keşifçi kızım üzerine ne giydiyse önce bi güzel inceliyor sonra çekiştiriyor :)  Baskıları, çiçekleri, böcekleri, tüm resimleri dikkatle inceliyor. Şimdiden süslü oldu bu kız sonrası nasıl olur bilemem : )

Beşinci ayımızdan bir kaç foto da ekleyelim tam olsun.


Arkada ne var bilin bakalım? Tabi ki televizyon ben minnoşun yönünü ters koysamda ona bakıcam diye uğraşıyor. Ben de çoğu zaman kapatıyorum. Zaten ben de hoşlanmam televizyondan kızım da hoşlanmasa iyi olur :)


Aynaya bakmak için özellikle dönüyoruz.
Sırma saçlarımızın şekli bozulmasın aynada kontrol etmemiz lazım :)


Ayıyı alıcaz diye döndük ama acaba kaplumbağa gibi kalıcaz mı böyle?
 Nasıl gelicez eski halimize diye düşünen Minik Asya


Acaba otursam daha mı güzel olurum ki bilemedim.
Şu ayağındaki çoraplara bayılıyorum belirtmeden geçemedim.
Ben çocukken de vardı bunlar hala var hep olacak
Forever dantelli çorap :)


Ne bulursam ağzıma götürürüm ona göre


Ne giymişiz acaba bi inceleyelim. Altında tül var galiba fena değil neyse.


Oturmak benim için erken anladım, baksana kitabı alacam diye devrildim hacı, olmadı bu iş :)


İmdattt! Ben bu minderin ortasındaydım ne zaman kaydım biri beni kurtarsın.


Şükür babam yardımıma yetişti :) Gidecek yerim kalmadı


Fotoğraf çekiliyorsa kameraya bakmadan olmaz :)