Bebekle tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebekle tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2012 Cuma

Swimtrainer Red

Tatil maceralarımız bitti ama izleri bi kaç yayın daha sürecek :)) Yaz bitti kabul ama seneye gidecekler için bir öneri olarak hemen bu yüzme simidinden bahsetmek istedim. Asya'ya şişme kolluk ya da simit almak istedik ama sezon kapandığı için pek de çeşit bulamadık. Herkesin fikri üzerinde tentesi olanlardan almamızdan yanaydı. Ama biz onları zaten bulamadık ve gezerken swimtrainerı gördük. Pek beğendik çok beğendik hemencecik alıverdik. Kırmızı rengi bizim kilo durumumuz için uygun olanıydı. Kırmızı, turuncu ve sarı olmak üzere üç boyu var. 

 

Biz ürünü aldık ve tabiki gözle kontrol ettik yani şişirmedik. Havuza girecekken şişirdik ve alttaki bir bölmesi yırtık çıktı iyi mi? Tabi klasik burası Türkiye olur burda böyle şeyler serzenişi ve kabullenişi ile o halinde simidi kullanmaya çalıştık. Dönüşte de hiçbir değiştirme talebimiz olmadı nasıl olsa siz patlatmışsınız ya da yırtmışsınızdır söylemi ya da bakışı ile karşı karşıya kalmayı göze alamadık. Neyse bu haliyle bile işe yaradı. Kucakta hareket alanı daha geniş olduğu için Asya kucağı tercih etti. Ben iki kolundan tutup bol bol suda dans yaptırdım Asya'ya. Ama zaman zaman simitle yüzme çalışmaları da yaptı. Patlağına rağmen çok iyi bir simit olduğunu söyleyebilirim. Bir kere bebiş simit içinde dik durmuyor. Yani kolunu kaldırsa kayıp havuzun dibini mi boylar korkusu yok. Simidi öyle bir yapmışlar ki göbeğinin altına gelen ve şişen bir bölmesi var ki bizim patlak olan bölmemiz burasıydı (kesik kısmın üzerini bantlayarak kullandık tabiki de ). Bebek bölme üzerine yüzüstü yatar pozisyonda oluyor simit içerisinde yani klasik yüzme pozisyonunda. Ve ayaklarını hareket ettirdiğinde ileriye doğru gidebiliyor. Bizimki çabuk çözdü bu işi ama olları kısa kaldığı ve suya dokunamadığı için sinir oldu :) Seneye çok daha fazla işe yarayacağına eminim. Kısacası tavsiye ederim.
Nasıl da mutsuz oraya sıkışmış kuzucuk :)

Bu arada suda çıkmayan yara bandını da  tavsiye ediyorum. Biz ailecek plaj terliği mağduruyuz. Benim ayaklarım süslü terlikler yüzünden zarar görürken, Doğan'ın ayakları parmak arası terliklerden zarar görür hep. Bu sene ben naylon plaj ayakkabılarından aldım ve değişen hiç bir şey olmadı yine ayağıma vurdu :) Doğan ise Lacoste'dan düz dümdüz bir terlik aldı banyo terliği modeli ve o da vurdu :)) Bu yara bandı bu durumda bizim çok işimize yaradı. Yapıştırıyorsun bandı suya giriyorsun üzerinde bulunan şeffaf tabaka çıkıyor ve bant sanki ayakla bütünleşiyor. Aynı bant tüm gün suda olmama rağmen üç gün boyu ayağımda kaldı süper bişey bence. İşte bu bant ile yırtık kısmı çapraz bantladık bayağı iş gördü. İhtiyacı olana şiddetle tavsiye ederim :)






Tam bir öneri, tavsiye postu olmuşken Huggies Little Swimmers ı tavsiye etmemek olmaz. Biz s bedeninden iki paket alıp gittik tatile bu durumu abartmışız bir paketin yarısı ancak bitti :) Tabi havuzu fazla tercih etmediğimizden dolayı böyle oldu. Ama ben kesinlikle memnun kaldım gerçekten içine su almıyor. Bu benim için önemliydi çünkü Asya havuzdan mikrop kapar diye çok korkuyordum. Şükür böyle de bir sorun yaşamadan geldik.


Bu arada güneş kremi olarak Coppertone kullandık ve çok memnun kaldık.
İlgilenenlere duyurulur :)

Çocuk Dostu Otel Voyage Sorgun Vol:2

Tatil durumlarını iki postta toparlayıp bitireyim. Aklım yazda kalmasın Ankara'ya sonbahar çoktan geldi. Ayacıklarım hemen üşümeye başladı ben panduflarımı giydim Asya hatun da benimle birlikte bu duruma ortak oldu. Eee anne terlerse çocuk da terler anne üşürse çocuk da üşür :)
Neyse konuyu dağıtmadan tatil anılarımızı anlatmaya devam. Tatilimizin ikinci günü  güzel hatta güpgüzel, geniş hatta gepgeniş odamıza geçmemizle birlikte tatil başladı :))
Bol foto içeren süper bir tatil oldu. Buyrun fotolara :))



 Mini club ile başlayalım foto turumuza. Sanırım mini club bulundurmayan otel yok. Ama biz ilk kez çocukla tatile gittiğimiz için ilk defa mini club gördük durumumuz uzaylı gören masum köylü kıvamındaydı. Ne yapılır ki diye düşündük ama işe yaradı. Bu binanın üst katında bebişlerin uyuması için yataklar vardı iki kere Asya'yı burda uyutmaya çalıştım ve pek tabi uyumadı :) Ağaçların altında uyumayı tercih etti.

 Burda abiler ablalar boyama yapıyorlardı. Asya ilk kez sulu boya ile haşır neşir oldu tüm elini sulu boya yapınca hemen bir A4 e baskı aldım. Böylece minnoşun ilk sulu boya el baskısını elde etmiş olduk. Gelir gelmez çerçeveleyip uygun yere konuldu el izimiz.


 Bu köy kahvaltısından bir foto. Ben bayılıyorum köy kahvaltısına :) Zaten benim için kahvaltı demek sucuklu yumurta demek. Kızarmış ekmek üzerine sürülen tereyağı bal demek. Başka da bişey istemem diyeceğim ama yalan olacak masayı sildim süpürdüm. Niye tekil konuştuğuma gelince Doğan peynir, zeytin yemez. Ömründe hiç yememiş tadını bile bilmez. Onun için kahvaltı demek sadece çay içmekten ibaret.



Ve Elif Asya'nın kahvaltısı kuru kayısı, salatalık, çeçil peyniri :) her sabah, öğlen, akşam salatalık kemirdi bizim kız :)) Bir de bulduğumuz her türlü ekmeği kemirdi. Köy kahvaltısında bazlama vardı sanırım onu kemirip durmuştu. Bu köy kahvaltısı yapılan mekanın karşısında 3 yaş üzeri çocuklar için ufak bir lunapark vardı. Asya tek başına poposunun üzerinde yeni oturmaya başladığı için onlara bindirmeyi aklımızdan bile geçirmedik. Ama uygun yaştaki çocuklar için süper eğlence olabilir.



Asya yeşile doydu. Çimlerde yuvarlandı , emekledi, oturdu, kalktı, elledi koparttı. Yeşili hep sevsin...

 Asya önce ısınma hareketleri yaptı sonra denize girdi :) Deniz sefasında, babasının kollarında...

Kemirgen minnoş benim tostuma dadanmış durumda :) Aslında bebişler için 24 saat açık süt barı vardı. Ama biz hiç kullanmadık ve ana restaurantta yine çocuklara özel bir küçük bir bölüm vardı. Püreler, çorba, patates kızartması, sosis vs. Ben bi kaç kere püre aldım Asya ufak ufak tadına baktı. Bir de Alakart restaurantları çok güzeldi. Her gece birine gittik ve yemekler süperdi. Kebapsever sevdiceğime göre en iyisi Türk Restaurantıydı. Bana göre meksika ve italyan restaurant harikaydı. Rum tavernasından çok şey beklemiştik ama umduğumuz kadar iyi değildi. Çin lokantasını kategori dışı tutuyorum :) Kızarmış ördeği süperdi mesela ama çorba kötüydü :) Bu nedenle not veremeyeceğim :) 
Minnoşum havuz kenarı sefasında :) Otelde havuz çoktu -sanrım altı tane falan- biz çocuk havuzuna hiç girmedik. Asya için Relax pool denen havuzu kullandık en sakin havuz burasıydı. +16 havuz vardı. Doğanla bebeğimiz olmasaydı burada takılırdık ne güzel dedik. Ama havuzun kenarından geçerken gördük ki aslında havuz +66 :)) Ahahaha o kadar çok yaşlı vardı ki havuz kenarında olay hiç de öyle sevgili takılırız modunda değildi.

İşte son üç gün öğleden sonralarımızı geçirdiğimiz mekan burası. Denize karşı bembeyaz geniş koltuklarda hem biz uyuduk hem Asya uyudu. Süper keyifliydi. Asya'yı deniz manzarası karşısında emzirmek anlatılmaz yaşanır bir duyguydu. Elleri ayakları oynaya oynaya, sere serpe yata yata emdi durdu.




Manzaraya karşı keyif yaparak süt içen Asya kız pek hoşumuza gitti. Asya uyduktan sonra etrafına büyük yastıklarla korkuluk yaptık :) Asya tatil boyu hızla büyümeye devam etti. Bu kız ne zaman desteksiz oturmaya başladı hatırlamıyorum  tatil boyunca desteksiz oturdu ve bi yerlere tutunarak ayağa kalkma çalışmaları yaptı. Başarılı da oldu.

Asya tüm şebekliklerini etraftaki herkese gösterdi. Bir ara barın deskinin üzerine çıktı. Herkesi eğlendirdi konulan her bardağa emekleyerek cambaz gibi ilerledi. Bi sağa bir sola resmen koşturdu durdu. Biz gülmekten öldük bu hallerine . Şebek kızım pek bir sosyal olacak bu kısmı anlaşıldı. Her gün aynı şezlongları mesken edinmekten ötürü bir de yan komşumuz oldu. Sam bir Alman bebeğiydi Asya ile aynı aydaydı altta iki üstte bir dişi vardı.Bizde hala diş yok. Sam havuzu sevmedi ama denizi sevdi. Bir de maalesef ki güneşten yandı, isilik oldu. Ama memleketine bronz döndü :)


İşte bir tatil daha böyle geldi geçti, bitti gitti :))

4 Ekim 2012 Perşembe

Çocuk Dostu Otel Voyage Sorgun

Tatil maceramız uçak ile başlayıp otel ile devam etti denebilir. İlk günümüzü yollarda harcamış halde, bir an evvel odaya yerleşmek üzere kendimizi otele attık. Ben otele yerleşenlerdenim gidince valizleri boşaltır her şeyi ev düzenine getiririm. Nerede ne var arayıp bulmak, bavul karıştırmak bana göre değil. Bu nedenle tüm çekmeceleri, dolabı, tuvalet masasını, banyoyu, balkonu kullanıp otel odasını ev haline getirmeyi severim. Gel gör ki bu otelde bu işleri ilk gün yapma konusunda başarılı olamadım ama sebep otele geç girmemiz değildi. Özellikle belirterek ana binada bir oda istememize rağmen villa tipi evlerden verilmişti odamız. Dışarıdan görünümleri çok güzel, pek sevimli evlerdi bu evler hatta balkonlarından ağaç geçenleri bile vardı. Ama içleri pek küçük bir de park yatak gelince ortada yürüyecek alan kalmadı. Yerler halı kaplı değildi. Islak ıslak girdiğimiz oda nemden rutubetten geçilmez hale geldi. Banyosu çok küçüktü, bir küvet bile yok sadece duşa kabin var ve ben Asya ile zor sığıyorum oraya o derece küçük bir yerdi. Bebek arabamız olduğunu düşünerek bize giriş kat vermişler, bahçe ile orman ile ağaçlar ile ve börtü böcek ile iç içe olmayı sevenler için iyi bizim için kötü bir durumdu. Asyanın kıyafetlerinde bir iki karınca görmem ile oteli ayağa kaldırmam, resepsiyonu ve Ankara'yı arayıp Ets Turdan anında oda değişikliği talep etmem bir oldu. Ana binada boş oda olmadığı için bir gece kaldık bu odada, hemde göçebe hayatı valizlerimiz bile açmadan ve feci bir can sıkıntısı ile. Bir de gece Asya ateşlendi ki gözümü kırpıp da uyumadım. Ateşlenme sebebini ise anlayamadım. Hava değişikliği dedik geçtik, sadece ilk gece yükseldi ateşi sabaha kadar uyudu baygın vaziyette. Ben zaten uyumadığım için kucağıma alıp emzirdim durdum sıvı almış olsun bağışıklığı güçlensin mantığıyla. Sabah maşallah gayet dinç ve ateşi normal bir şekilde uyandı Asya kız. Yani güne güzel başladık. Ve hemen sonrasında resepsiyondan bir telefon oda değişikliğimiz yapılmış. Bir gün rötarla tatil başladı denilebilir. Bu ilk odada tatilimi sonlandırsaydım Voyage Sorgun çok kötü bir otel yazabilirdim. Ama aslında iyi bir otel olduğu ikinci posta kalsın.


Denizle ilk buluşmada bayağı tedirgin görünüyor bizim minnoş. Ama sonrasında çok da güzel alıştı. Bi yerlerden okumuştum denize sokarken bebeği çocuğu açık denize yüzünü çevirirseniz o büyüklük duygusuna karşı pek çabuk korkuyormuş. Algılayamıyormuş engin denizi, bitmez maviyi. Hem denizin mavisi bitse gökyüzünün mavisi başlıyor ufukta minicik çocuk ne anlasın çok doğru valla. Buna istinaden biz Asya'yı denizi göremeyeceği şekilde soktuk denize ilk seferinde. Sonrasında alışınca her türlü girdi zaten, suyu da sevmesi bizim için büyük artı oldu. Deniz ve havuz kısmında sorun  çıkmadı. Bi kaç aile ile bu bilgiyi paylaşım sahilde bir nevi kamu hizmeti ama şaşkınlıkla gördüm ki denize bakarken ağlayan çocuk sırtını döndüğünde sustu. Demek ki doğruymuş diye sevindim ben de :))
 


Bu fotoda görüldüğü üzere havuza çilek düşmüş :)) Bu çilekli mayo ile sadece bu fotolar var. Hemen çıkartıp haşemamızı giydik :)) Beyaz kuzuyu güneşten öyle bir koruduk öyle bir koruduk ki anlatamam. İlk üç yaş güneş ışınları tehlikeli imiş bebişler için. D vitamini için güneş ışınlarına ihtiyaç var kabul ama zaten kol ve bacakları açık tüm gün dışarıdaydı, doğal olarak oralardan almıştır d vitamini inşallah.
İlk günümüz hızlı bir havuz ve deniz turu ile sonlandı. Havuza fazla sokmamaya özen gösterdik. Sadece sabah kahvaltı sonrası havuz boşken havuz sefası yaptık. Öğleden sonrası ve akşam üstü deniz sefasındaydık. Havuzdan mikrop kapar mı idrar yolları enfeksiyonu olur mu diye korktum ama dönüşte kontrollerimiz vardı. İdrar temiz sorun yok şükür. Yoksa havuza soktuğuma pişman olabilirdim.
                                                     Haşemasını giydirirken pek asabiymiş Asya :))
                      
     Havuzdan çıkmış suya doymuş, oynamış ve çok yorulmuş benim güzel kızım...
 
 
 Deniz sefası sonrası kurulanma faslı :) o tavşan kulaklarını yesinler senin...

       İşte bahsettim villa tipi evler. Aslında ne de hoş görünüyorlar ama asla bize göre değiller :))
 
 

Ve yeni odamızın balkonunun manzarası süper değil mi?
Bu havuz Asyayı sabah erken saatte soktuğumuz havuz relax pool.
Gerçekten de böyle bir yerde relax olmaz da nerde relax olur insan.
Otel bir ormanın içine saklanmış vaziyette. O iki üç katlı evler ağaçların arasında değil ağaçların altında kalmış :) Bu nedenle börtü böcek çoktu ya.
Ama işin en güzel yanı bütün yolların gölge olmasıydı.Gezintileri gölgelik bir orman içinde yapmış olduk.
 Her yer doğal ağaç gölgesi olunca şemsiye arayalım gölge bulalım durumumuz hiç olmadı. Bu duruma çok sevindik tabi biz tatil sever ama güneş sevmez bir aileyiz :))
Diğer fotolar ikinci posta
Arkası yarın oldu bu :)


21 Eylül 2012 Cuma

Evimize Geldik

Çook güzel bir tatilden döndük geldik Ankara'ya. Macera dolu başladı tatil serüveni, ben iki günde valizleri hazırlayıp sabah yedide her şey hazır kapı önündeydim ama nedendir bilinmez biz uçağı kaçırdık :) Otel odamız önce kötü sonra süperdi :) Uzun uzun anlatılacak hikayelerim var.
Tatilin en güzel yanı zaten suyu seven Asya denize de havuza da bayıldı.  Maşallah minnoşa oynadı durdu.
 
 

Havuzda oynayan Asya Kızın elleri ayakları hiç durmadı. Haşema gibi duran bu mayoyu decatlondan aldık ve çilekli mayomuzu sadece bir kez giydik o da fotoğraf çekip çıkarttık.
 
 
 
Şezlongda güneşlenen Minik Asya ama haşemadan güneş alamadı tabiki de :) Bizim kız çok beyaz o nedenle biz çok çok çok koruduk onu. Sonunda pişik, isilik, güneş yanığı yapmadan tatilden döndük ya bizden mutlusu yok. Dönüşte herkesin söylediği aaa bu  bebiş hiç yanmamış lafını iltifat kabul ettik. Onlar her ne kadar şaşkınlıkla ve bizi esefle kınayarak (!) söyleseler de :) 





Bu da havuzdan çıkmış, şaşal şişelerle duş almış ve sonrasında bornozuna sarılmış halde şebeklik yapan Asya. Duş suları çok soğuk olduğu için yanımıza aldığımız üç şişe şaşal bizim minnoşu yıkamaya yetti. Hem de güneş de bekleyip azıcık ılıyınca su o kadar güzel oldu ki Asya bir sürede bu şekilde dışarıda da su ile oynadı tam bir su kuşu oldu.
 
 
 Kum ve su ile buluşan minik ayaklar :)